Finansal piyasalarda başarılı olmanın temel koşullarından biri hiç şüphesiz, pozisyon büyüklüğünü doğru belirlemektir. Çünkü bir stratejinin dayanıklılığı; ne kadar iyi bir seviyeden giriş yaptığınızdan çok, sermayeyi ne kadar kontrollü yönettiğinizle ilgilidir. Pozisyon boyutu doğru hesaplanmadığında, iyi bir strateji bile yüksek risk nedeniyle sürdürülemez hale gelebilir.

Bu nedenle profesyonel trader’lar pozisyon büyüklüğünü “tahminle” belirlemez; sistematik ve ölçülebilir kurallar kullanır. Bu yazıda modern trading’de kullanılan üç temel pozisyon boyutu hesaplama yöntemini ele alıyor ve hangi senaryoda hangi yaklaşımın daha sağlıklı çalıştığını açıklıyoruz.


1) Sabit Risk Yöntemi (Fixed Fractional)

Bu yaklaşıma göre pozisyon boyutu, her bir işlemde sermayenin belirli bir yüzdesi (%1-%2 gibi.) riske edilecek şekilde hesaplanır. Bu yaklaşım, her işlemde kaybedilebilecek maksimum tutarı kontrol altına alır ve kayıpları öngörülebilir hale getirir. Böylece başarısız/stop olunan işlemlerin sonucunda sermaye büyük hasar almaz ve kayıplar sonraki işlemlerde tolere edilebilecek şekilde sınırlı tutulur.

Yeni başlayanların ve kaybeden trader’ların en sık yaptığı hata, pozisyon boyutunu “rastgele” belirlemektir. Oysa profesyonel yaklaşım uzun vadede sürdürülebilir bir getiri için; pozisyon büyüklüğünün kaybetmeyi göze aldığınız tutarla uyumlu olmasını önerir.

Örnek bir senaryo:

  • Sermaye: 100.000$
  • İşlem başına risk: %2 = 2.000$
  • Stop mesafesi: %5

Bu durumda pozisyon büyüklüğü (100.000 * 0.02) / 0.05 = 40000$ olarak hesaplanır.


2) Volatiliteye Dayalı Pozisyonlama

Her enstrümanın volatilitesi farklıdır; dolayısıyla her üründe aynı büyüklükte pozisyon açılması durumunda risk eşit dağılmayabilir. Volatilite temelli yaklaşım genellikle portföy yönetiminde tercih edilen bir tür pozisyon boyutu hesaplama yöntemidir ve buna göre pozisyon boyutu ürünün volatilitesine göre belirlenir.

Somut bir örnek üzerinden ilerleyelim:

  • Bitcoin’in günlük ortalama hareket genişliği (ATR): %2
  • Solana’nın günlük ortalama hareket genişliği (ATR): %6

Eğer her ikisine de 2000$ büyüklüğünde pozisyon açarsanız risk eşit dağılmayacaktır.

Volatilite temelli yaklaşıma göre;

  • Bitcoin’e 2000$ pozisyon açıyorsanız,
  • Solana’ya maksimum 700$ civarı pozisyon açarsınız (çünkü volatilite yaklaşık 3 kat fazla olduğu için aynı büyüklükte pozisyon açmak 3 kat fazla risk almak anlamına gelir.)

Bu sayede portföydeki iki pozisyonun riski dengelenmiş olur. Özellikle kripto piyasası gibi volatilitenin çok değişken olduğu piyasalarda profesyoneller tarafından sıklıkla tercih edilen bir yöntemdir.


3) Strateji Bazlı Pozisyonlama (Model-Based Position Sizing)

En gelişmiş yaklaşımlardan biri olan bu yöntemde pozisyon büyüklüğünü belirleyen şey fiyat değil, stratejinin pozisyon yönetimi modelidir. Özellikle eklemeli veya DCA tabanlı modellerde bu yaklaşım oldukça kritiktir.

Somut bir örnek verelim:

  • Sermaye: 100.000$
  • Strateji: 5 aşamalı eşit miktarlı giriş
  • Maksimum pozisyon büyüklüğü: %20 = 20.000$
  • 1. giriş: sermayenin %20’si
  • 2. ekleme: fiyat %3 geri çekilirse %20 daha
  • 3. ekleme: fiyat %6 geri çekilirse %20 daha
  • 4. ekleme: fiyat %9 geri çekilirse %20 daha
  • 5. ekleme: fiyat %12 geri çekilirse %20 daha

Bu stratejiye göre bir pozisyonda;

  • Her bir emir büyüklüğü 4.000$ olarak belirlenir.
  • İlk giriş “tam pozisyona girmek” değildir.
  • Pozisyon fiyat hareketine göre kademeli olarak büyür.
  • Pozisyonun büyüme hızı, tamamen modelin öngördüğü matematiksel kurallara göre şekillenir.

Bu yaklaşımın avantajı şudur:

Pozisyon büyüklüğü rastgele değil; belirli bir plana göre büyür veya küçülür.

Fiyat hiç geri çekilmezse:

  • Pozisyon büyüklüğü 4.000$’da kalır
  • Risk düşüktür ama fırsat değerlendirilmiştir

Fiyat geri çekilirse:

  • Strateji otomatik olarak pozisyonu büyütür
  • Risk hala modelin belirlediği sınırlar içindedir

Bu, tamamen strateji merkezli bir pozisyonlama sistemidir ve ileri seviye modellerin temelidir.

TradeAkademi tarafından geliştirilen SmartDCA stratejisi ve SmartDCA Trader otomasyonu da, pozisyon büyüklüğünü bu yaklaşımla belirlemektedir.


Hangi Yöntem Daha Doğru?

Tek bir doğru yoktur; ancak yanlış olan şudur:
Pozisyonu hislere göre büyütmek veya küçültmek.

Yeni başlayanlar genellikle “işleme güveniyorum” düşüncesiyle rastgele büyüklüklerde pozisyon açar ve bu da en sık görülen kayıp/likidasyon sebeplerinden biridir.

Oysa modern yaklaşım şunu söyler:
Pozisyon büyüklüğü bir tahmin değil, bir hesaplamadır.


Sonuç

Pozisyon boyutu, stratejinin görünmeyen ama en kritik yapı taşlarından biridir. Giriş noktanız mükemmel olsa bile, yanlış pozisyon büyüklüğü sürdürülemez bir risk oluşturur.

  • Sabit oran yöntemi - güvenli, disiplinli ve ölçülebilir.
  • Volatilite temelli yaklaşım - ürün riskine göre optimize edilmiş.
  • Strateji temelli pozisyonlama - profesyonel strateji yönetimine uygun.

TradeAkademi olarak tüm stratejilerimizi bu prensipler üzerine inşa ediyor ve kullanıcılarımıza sistematik ve ölçülebilir bir süreç sunmayı hedefliyoruz.

İster manuel işlem yapın, ister otomasyon kullanın; ne kadar aldığınız, nereden aldığınızdan daha önemlidir.