Finansal piyasalarda başarılı olmak çoğu zaman “doğru indikatörü bulmak” gibi algılansa da gerçek bundan daha farklıdır. İndikatörler elbette fiyat hareketlerinin belirli yönlerini görmemize yardımcı olur; ancak tek başına bir sinyal olarak kullanıldıklarında yanıltıcı olabilirler. Profesyonel trader’ların çoğu, indikatörleri bir tahmin aracı olarak değil; veriyi okunabilir hale getiren, belirsizliği azaltan ve karar mekanizmasını güçlendiren analitik modüller olarak değerlendirir. Bu içerikte teknik indikatörlerin ne işe yaradığını, en çok kullanılan göstergelerin güçlü-zayıf yönlerini ve gerçek trading süreçlerinde indikatörlerin nasıl konumlandırılması gerektiğini kapsamlı ve rasyonel bir bakış açısıyla ele alıyoruz.

İndikatörler, bir ürünün fiyat ve hacim verilerini çeşitli matematiksel modellemelerle daha anlaşılır hale getiren ve piyasanın mevcut durumunu daha net görebilmemiz için geliştirilen yardımcı trading araçlarıdır. Gösterge olarak da adlandırılır.

Finansal piyasalar doğası gereği belirsizliklerle doludur ve fiyatların sonraki bir tarihte nereye gideceğini kesin olarak bilmek imkansızdır. Buna rağmen geçmiş fiyat verileri, bizlere gelecekte oluşabilecek fiyat yapıları hakkında eşsiz bilgiler sunabilir. Bu noktada şunu hatırlatmakta fayda var: Tüm indikatörler geçmiş fiyat ve hacim verilerini analiz ederek belli veriler veya al/sat sinyalleri üretir. Ancak gelecek bambaşka olabilir. Bu sebeple profesyonel bir trader, indikatörleri “geleceği gören bir kahin” değil, “karar desteği sunan bir asistan” olarak değerlendirir. Amaç elde edilen verilerle; tutarlı, disiplinli ve sürdürülebilir bir işlem süreci yönetmektir.


En Çok Kullanılan Teknik İndikatörler

Finansal piyasalar için geliştirilmiş binlerce indikatör olsa da, neredeyse her trader’ın bildiği genel kabul görmüş çeşitli indikatörler şunlardır:

1) Moving Averages - (Hareketli Ortalamalar)

Hareketli ortalamalar fiyatların belirli bir zaman dilimindeki ortalamasını gösteren basit indikatörlerdir. Hesaplama modeli bakımından farklılaşan; SMA, EMA, WMA vb. çeşitli varyasyonları bulunmaktadır. 

Hareketli ortalamalar genel olarak fiyatlardaki trend oluşumlarını görebilmek için kullanılır. Ayrıca belirli periyodlardaki geçmiş fiyat ortalamaları destek/direnç görevi gördüğünden işlem kurgulamak için de kullanılır.

Bu indikatörü kullanarak;

  • Bir ürünün fiyat trendini görebilir,
  • Potansiyel destek ve direnç seviyelerini görebilir,
  • Fiyatları geçmiş fiyat ortalamalarıyla karşılaştırabilirsiniz.

Profesyonel trader’ların neredeyse tamamı, stratejisinde bir şekilde hareketli ortalamalardan faydalanır. Çünkü kaliteli işlemler kurgulamak ve finansal piyasalarda uzun süre hayatta kalabilmek büyük ölçüde trendi doğru okuyabilmekten geçer.


2) RSI - Relative Strength Index (Göreceli Güç Endeksi)

RSI, en basit anlatımla fiyat momentumunu ve olası aşırı fiyatlamaları göstermeyi hedefleyen bir indikatördür. 0 ile 100 arası bir değer üretir ve bu değere göre fiyatın aşırı alınmış veya aşırı satılmış olup olmadığını anlamaya yardımcı olur. Aşırı alım ve aşırı satım bölgeleri çoğu zaman potansiyel dönüş/tepki bölgeleridir ancak yine de tek başına işlem sinyali üretmek için yeterli değildir.

Önemli RSI seviyeleri:

  • 70 ve üzeri: aşırı alım (fiyatlar satış baskısı görebilir)
  • 30 altı: aşırı satım (fiyatlar alış baskısı görebilir)

RSI, piyasanın nabzını ölçmek için kullanabileceğimiz oldukça etkili bir indikatördür. Yine de profesyonel trading’de RSI verileri çoğunlukla başka indikatörlerle birlikte değerlendirilerek kullanılır.


3) MACD (Hareketli Ortalama Yakınsama Ayrışması)

MACD, iki hareketli ortalama arasındaki ilişkiyi analiz ederek trend değişimlerini ve momentum güçlenmelerini gösterir.

MACD indikatörü ne işe yarar?

  • Trend dönüşlerini erkenden gösterir.
  • Momentum kaybını/kazanımını anlaşılır hale getirir.
  • Fiyatların kısa ve uzun vadeli davranışlarını açıklar.

Bu nedenle birçok trader tarafından dönüş bölgelerinde en çok bakılan göstergelerden biridir.


4) BB (Bollinger Bands)

Bollinger Bantları fiyat verilerini standart sapmaya göre hesaplayarak; belirli dönemlerde genişleyen veya daralan alt ve üst bant seviyeleri üreten bir indikatördür. Fiyatların volatilitesini net bir şekilde görmemizi sağlar.

Temel işlevleri:

  • Bant sıkışmaları: potansiyel güçlü hareket öncesi hazırlık bölgesi olarak yorumlanır.
  • Bant genişlemesi: piyasada volatilitenin arttığını gösterir.
  • Fiyatın bant dışına çıkması: Trendin güçlendiğini veya aşırı fiyatlamayı gösterir.

Bollinger bantları doğru okunduğunda, fiyat davranışının gelecekteki olası senaryoları için önemli ve tutarlı bir perspektif sunar. Ancak yine de tek başına yeterli değildir.


5) Volume (Hacim)

Hacim, fiyatın arkasındaki “gerçek yatırımcı ilgisini” gösterir. Oluşan bir trend yapısının sağlıklı olup olmadığını anlamanın en temiz yollarından birisidir.

Hacim verisi neyi gösterir?

  • Trend kırılımlarının güvenilirliğini gösterebilir.
  • Trendlerin kalıcılığına dair fikir verir.
  • Manipülatif hareketlerin tespitinde kritik rol oynar.

Hacim verisi, yeni başlayanlar tarafından çoğu zaman göz ardı edilse de, profesyonel trader'ların işlemlerini planlarken kullandığı en kritik verilerden biridir.


İndikatörler Tek Başına Yeterli mi?

Bu oldukça kritik bir soru. Cevap, hayır!

Her indikatör kendi içerisinde tutarlı sonuç verse de, gerçekte hiçbir indikatörün gelecekteki fiyatlamayı doğru şekilde göstermesi teknik olarak mümkün değildir. Çünkü indikatörler geçmiş fiyatları değerlendirir ve finansal piyasalarda gelecekte ne olacağı öngörülemez. Kullanıcı ilgisi, haber akışı ve makro gelişmeler gelecek fiyatlamayı etkileyebilir.

Özetle hiçbir indikatör tek başına yeterli değildir. İndikatörleri farklı bir “bakış açısı” olarak değerlendirmek ve elde ettiğimiz verilerle, kendi içinde tutarlı, pozitif beklentili ve belirli kurallara dayanan bir strateji oluşturmak gerekir. Finansal piyasalarda başarı asla tek bir işlemle veya şansla mümkün olmaz. Yönteminizin aylarca hatta yıllarca uygulanabilir olması gerekir.


TradeAkademi’nin indikatör ve işlem yaklaşımı

TradeAkademi olarak uzun yıllar boyunca edindiğimiz tecrübemize dayanarak şunu net bir şekilde söyleyebiliriz ki, sihirli bir indikatör yoktur ve olması mümkün değildir. Piyasadaki tüm indikatörler temel olarak birbirine çok benzer birkaç hesaplama modeli ve yaklaşım üzerine geliştirilmiştir. Bu yüzden zaman zaman farklı indikatörlerin aynı anda al/sat sinyali ürettiğini ve aynı anda yanıldığını görebiliriz.

Örnek vermek gerekirse; fiyatın Bollinger Bandı’nın dışına çıktığı alanlar, neredeyse her zaman RSI’ın aşırı alım/satım bölgesine denk gelir. Bazen indikatörler birbiriyle tutarsız sonuçlar da verebilir. Örneğin MACD gibi hareketli ortalamalara dayanan birçok trend indikatörünün al sinyali verdiği bir noktada, BB ve RSI benzeri momentum indikatörleri çoğu zaman sat sinyali üretir. Ve dört-beş mum içinde bu indikatörlerden birisinin yanıldığını görürsünüz.

Hiçbir indikatör verisinde mutlak bir tutarlılık bulunmaz. Örneğin, RSI indikatörü geçmiş grafik boyunca 70 seviyesini her aştığında düşmüş olabilir; ancak bir sonraki aşımda çok güçlü bir yükseliş trendi başlattığını fark edebilirsiniz. Evet, aşırı fiyatlamanın güçlü bir trendin göstergesi olabileceğini söylemek ve bu sayede çalışmayan her sinyali farklı bir açıdan yorumlamak da bir seçenektir. Ancak ne yazık ki bu kolaya kaçmaktır ve çoğu zaman süreci gereksiz karmaşıklaştırmaktan öteye gitmez.

Peki ama öyleyse işlemlerimizi neye göre açacağız?

Bize göre trading süreçlerinde başarılı olmak, sihirli indikatörler kullanmaktan ve piyasayı doğru tahmin etmekten değil, uzun vadede sürdürülebilir stratejiler geliştirmekten geçer. Bu yüzden biz işin teknik analiz tarafına değil, matematiksel tarafına odaklanıyor ve bu doğrultuda ürünler geliştiriyoruz. Elbette bizler de işlemlerimizi açarken hareketli ortalamalar, destek-direnç bölgeleri gibi çeşitli teknik analiz yöntemleri kullanıyoruz. Fakat trading’de asıl kazandıran şeyin “en iyi giriş noktası” değil, sürdürülebilir bir işlem modelinden geçtiğini biliyoruz. Burada kısaca trading yaklaşımımız doğrultusunda geliştirdiğimiz ürünlerden bahsedebiliriz.

SmartDCA

En iyi giriş noktası diye bir şeyin teknik olarak mümkün olmadığı veya bilinemeyeceği yaklaşımı üzerine geliştirilmiş, düşük riskli, kontrollü ve doğru bir risk yönetimiyle uzun vadede yüksek dayanıklılık hedefleyen gerçekçi bir stratejidir. SmartDCA pozisyonları DCA metodu ile yönettiğinden tek fiyat bağımlılığı yoktur. Bu stratejiye göre açılan pozisyonlar çoğu zaman giriş fiyatının altındaki bir seviyede karla kapatılır. Herhangi bir veriye ya da indikatöre değil, matematiğe ve risk yönetimine güvenir. Görselleştirilmiş bir örnek için buraya tıklayın.

SmartDCA Trader

SmartDCA stratejisi ile tam uyumlu çalışan trading/pasif gelir otomasyonudur. Düşük gecikmeli yapısıyla önceden kaydettiğiniz talimatlar doğrultusunda 7/24 çalışır ve siz uyurken bile strateji bazlı alım/satım işlemlerinin hatasız yürütülmesini sağlayarak bir pasif gelir otomasyonuna dönüşür. Detaylı bilgi için buraya tıklayın.

GridMap Pro

Fiyat hareketlerini herhangi bir indikatör verisi ya da teknik analiz yöntemi kullanmadan, sadece matematiksel modellerle yorumlayarak potansiyel destek/direnç seviyelerini hesaplayan gelişmiş bir haritalama indikatörüdür. Deneyseldir; benzerine pek rastlamadığımız için gerçek katkısını kullanıcı verileriyle ölçmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz. Sonuçları buraya tıklayarak kendi gözlerinizle görün.


Sonuç

Finansal piyasalarda başarılı olmanın yolu, fiyatların gelecekte nereye gideceğini tahmin etmekten geçmez. Asıl önemli olan, tutarlı bir işlem planına sahip olmak ve bu planı güçlü bir risk yönetimiyle desteklemektir.

İndikatörleri “bir tahmin aracı” değil; “sistematik, duygulardan arındırılmış ve sürdürülebilir bir strateji oluşturmak için kullanılan veri modülleri” olarak konumlandırmalıyız.

TradeAkademi olarak yaklaşımımız tam da bu anlayış üzerine kuruludur. Biz, piyasanın kontrol edilemeyen tarafıyla savaşmak yerine; kontrol edebileceğimiz süreçlere, mekanik modellere ve uzun vadede ayakta kalabilen stratejilere odaklanıyoruz.

Amacımız;

  • veriyi sisteme,
  • sistemi disipline,
  • disiplini ise sürdürülebilir büyümeye dönüştürmektir.

Her piyasa koşulunda çalışabilen, düşük riskli, hata toleransı yüksek ve uzun vadede istikrarlı getiri sağlama potansiyeli olan stratejiler geliştirmenin mümkün olduğuna inanıyor ve tüm ürün ekosistemimizi bu fikir üzerine inşa ediyoruz.