Bir pozisyondan çıkış için uygulanabilecek farklı yöntemler vardır. En yaygın kullanılan çıkış yöntemlerinden birisi, şüphesiz trend takibidir. Bu strateji, temelde trend bozulmadığı sürece fiyatların mevcut trendle uyumlu şekilde hareket etme eğiliminde olduğu varsayımına dayanır. Burada amaç, fiyatın genel yönünü yakalamak ve trend yapısı bozulana kadar pozisyonda kalmak yani kazancı serbest bırakmaktır.
Bu yaklaşım, özellikle yüksek volatilite ve güçlü momentum dönemlerinde güçlü istatistiksel avantajlar sunabilir. Ancak her strateji gibi trend takibinin de hem avantajları, hem de dezavantajları vardır. Bu yazıda trend takibi stratejisini, uygulama yöntemlerini, farklı piyasa koşullarındaki artı/eksilerini ve kendi yaklaşımımızı açıklamaya çalışacağız. Hazırsanız başlayalım.
Trend Takibi Nedir?
Trend takibi, piyasanın yukarı veya aşağı yönlü güçlü hareketlerini takip etmeye dayanan bir stratejidir. Bu strateji için önemli olan tahminler ya da varsayımlar değil, kanıtlardır. Trend takibi yapan bir trader, en dipten almaya kalkışmaz. Bunun yerine fiyatın bir trend yapısı oluşturmasını bekler ve trend yönünde pozisyon tutar.
Trend tespiti için en yaygın kullanılan araçlar şunlardır:
- Hareketli ortalamalar (MA, EMA)
- Yüksek-düşük fiyat yapıları (HH-HL / LH-LL)
- Trend çizgileri
- ATR tabanlı trend göstergeleri
- Kırılım ve retest modelleri
Trend takibi bir “yön bulma” değil, “yöne uyum sağlama” yöntemidir.
Trend Takibi Nasıl Uygulanır?
Trend takibinin tipik uygulama yöntemleri şunlardır:
1) Trendin Tespiti
Bir trend en basit olarak şöyle anlaşılır:
- Yükseliş trendlerinde, fiyatlar ardışık olarak daha yüksek dipler ve daha yüksek tepeler oluşturur.
- Düşüş trendlerinde ise fiyatlar daha düşük dipler ve daha düşük tepeler oluşturur.
Trendin tespiti için herhangi bir araç kullanmak gerekmese de, mevcut trendin bir bakışta görülmesini sağlayan çeşitli araçlar da kullanılabilir. Hareketli ortalamalar (MA, EMA), MACD ve diğer trend indikatörleri bunlara örnek verilebilir.
2) Giriş Stratejisi
Trend takipçileri genellikle kırılım veya kırılım sonrası geri çekilme bölgelerinde pozisyon alırlar:
- Kırılım girişleri: Önemli bir direncin yukarı kırılması.
- Pullback girişleri: Kırılımdan sonra fiyatın geri çekilmesi (düzeltme yapması)
3) Pozisyon Yönetimi
Trend takip stratejilerinde çoğunlukla sabit TP kullanılmaz. Çünkü trendin ne kadar süreceği bilinemez, dolayısıyla kazanç potansiyeli sınırlandırılmaz.
Ayrıca bu stratejide sabit stop-loss yöntemi genellikle başarısız olur. Bunun yerine trend’in yön değiştirmesi bir stop koşulu olarak kullanılır.
4) Çıkış Stratejisi
Trend takibindeki en kritik noktalardan biri budur. Pozisyonlar, trendin bozulduğuna yönelik kanıt oluştuğunda kapatılır. Bu kanıtlar şunlar olabilir:
- MA kesişimleri
- HH-HL yapısının bozulması (Highest high, highest low)
- Trend çizgisinin altında kapanış
- ATR tabanlı stop seviyeleri
Trend takip modeli temel olarak kaybı sınırlı tutup, kazancı serbest bırakmaya odaklanır. Ancak volatil piyasalarda kaybı sınırlı tutarak güçlü trendler yakalamak her zaman kolay olmayabilir.
Trend Takibinin Avantajları
- Büyük Hareketleri Yakalama Potansiyeli
Trendin güçlü olduğu dönemlerdeki tek bir işlem, çok sayıda stoplanan işlemin kayıplarını telafi edebilir hatta toplamda kara geçirebilir. - Düşük Tahmin Gereksinimi
Bu sistemde, trend yapısı bozulmadığı sürece fiyatların nereye gideceği önemli değildir. Önemli olan trendin devam edip etmediğidir. Yani tahmin değil, doğrulama temellidir. - Stres Yönetimi Kolaydır
Sistematik kurallar sayesinde duygusal kararlar daha kolay engellenir. - Piyasa Gürültüsünden Arınmış Model
Yanlış sinyaller olabilir; ancak ana trend sürdüğü sürece model disiplinli bir şekilde çalışır.
Trend Takibinin Dezavantajları
- Yatay Piyasalarda Zayıf Performans
Bu yöntemin en büyük dezavantajı budur. Yatay ve dalgalı piyasalarda açılan işlemler sürekli stoplanır ve bu da sermayeyi azaltır. - Gecikmeli Giriş ve Çıkışlar
Trend göstergelerinin çoğu gecikmeli sinyal verir. Yani bir yükseliş trendi oluştuğundan emin olduğunuzda, fiyat zaten dipten epey yükselmiş olur. Bu yüzden dipten almak veya tepeden satmak mümkün değildir. - Yüksek Stop Oranları
Fiyat yükseldikten sonra pozisyona girmek, fiyatın dip noktasının altına stop mesafesi konulmasını gerektirir. Bu durum özellikle kripto paralar gibi volatil piyasalarda stop oranlarını zaman dilimine de bağlı olarak %10-15’lere kadar artırabilir. Doğru belirlenmeyen stop seviyeleri, genellikle düzeltmeler sırasında tetiklenir. - Sabit TP Kullanmayan Yapı Psikolojik Baskı Yaratabilir
Bazı traderlar “kazancı realize etmeme” konusunda zorlanır. Ancak trend takibi yapan bir trader, pozisyonu serbest bırakmak zorundadır. Kar katlanabilir veya önemli miktarda azalarak bir çıkış sinyali gelebilir. - Piyasa Döngülerine Duyarlılık
Bu modelin çalışabilmesi için güçlü trend dönemleri gerekir, güçlü hareketlerin olmadığı piyasalarda kazanç elde edilmesi neredeyse mümkün değildir. Bu da çoğu zaman, yılın 8-10 ayına denk gelir.
Trend Takibi mi, Sabit TP mi?
Asıl fark şuradadır:
Sabit TP:
- Kazanç hedefi baştan bellidir.
- Yatay ve orta volatil ortamda oldukça iyi performans gösterir.
- Trendin devam etmesi durumunda erken çıkış sebebiyle sınırlı kazanç elde edilir.
Trend Takibi:
- TP yok, pozisyon trend bozulana kadar devam eder.
- Büyük hareketlerde dramatik farklar yaratabilir.
- Yatay piyasada çok sayıda küçük kayıp, sermayeyi yavaş yavaş eritebilir.
Yani trend takibi, doğru piyasa yapısında istatistiksel olarak üstün, yanlış yapıdaysa yıpratıcı olabilir.
Trend Takibi Karlılığı Artırır mı?
Bu soruya doğru cevap verebilmek için değerlendirme yapılacak dönemin piyasa şartlarının ve trend hareketlerinin hesaba katılması gerekir.
Trend takibi stratejisi, çoğunlukla piyasa zamanının %20-30’unda başarılı sonuç verir. Buna karşın, bu süreçlerde büyük hareketler yakalanabilirse, dönemin kalan kısmındaki stop kayıpları telafi edilebilir, hatta toplam karlılık pozitif olabilir. Ancak strateji dönemin büyük bir kısmında zarar ettireceğinden, güçlü bir trend yakalanmadığı takdirde toplamda başarısız olacaktır.
TradeAkademi olarak bir stratejinin başarılı sayılabilmesi için sürdürülebilir olması gerektiğine inanıyoruz. Bize göre bir sistemi hakkaniyetli şekilde değerlendirmek için yılın 1, 2 aylık döneminin sonuçları bakmak yerine, bütün 1 yıllık uygulama sürecinin toplam sonuçlarına bakmak gerekmektedir.
Biz trend takibi yöntemini kendi trading stratejilerimize ve otomasyonlarımıza uygulamak için yaptığımız çalışmalarda ve backtestlerimizde, sonuçların bütün bir yıl bazında değerlendirildiğinde, sanılanın aksine genellikle karlılığı artırmadığını, hatta azalttığını gördük. Bu yüzden işlemlerimizde trend takibi yapmak yerine, kademeli (partial) tp yöntemini tercih ediyoruz.
Sonuç
Trend takibi, piyasayı tahmin etmeye çalışmayan; aksine fiyatın verdiği sinyalleri takip eden disiplinli bir yaklaşım sunar. Trendin güçlü olduğu dönemlerde rakipsizdir; ancak yatay piyasalarda sabır ve disiplin gerektirir.