Finansal piyasalarda her fiyat, arkasında bir hikaye taşır. Teknik analiz, bu hikayeyi daha anlaşılır hale getirmek için fiyat davranışlarını sistematik bir çerçeveye oturtan, tekrar eden desenleri inceleyen ve piyasa ilgisini ölçmeyi amaçlayan bir yaklaşımdır. Buradaki amaç, geleceği kesin olarak bilmek değil; olasılıkları düzenli ve rasyonel bir temele oturtarak daha tutarlı karar verebilmektir.

Bu yazıda teknik analizin temel yapı taşlarını ele alıyor, özellikle yeni başlayanların bilmesi gereken kavramlara sade ve anlaşılır bir bakış sunuyoruz.


1) Fiyat Grafikleri: Analiz başlıyor

Teknik analiz fiyatla başlar. Grafikte kullanılan çubuk türleri, fiyatın nasıl yorumlanacağını belirler. En sık kullanılan çubuk türleri şöyledir.

  • Mum Grafiği: Açılış, kapanış, en yüksek ve en düşük fiyat tek bir mumda gösterilir. Karmaşık görünse de en fazla bilgi sunan çubuktur.
  • Çizgi Grafiği: Kapanış fiyatlarını birleştirerek sade bir görünüm sunar.
  • Bar Grafiği: Mum grafiğine benzer ancak daha minimaldir.
  • Heikin Ashi: Gerçek fiyat yerine ortalama fiyatı gösterir; trendleri daha net okumayı sağlar.

Mum grafiği, bilgi yoğunluğu ve yaygın kullanımı nedeniyle piyasanın “standart dili” kabul edilir.


2) Trend: Piyasanın yönü

Trend, fiyatların genel hareket eğilimidir. Üç temel yapı vardır:

  • Yükseliş Trendi: Daha yüksek dipler ve daha yüksek tepeler.
  • Düşüş Trendi: Daha düşük dipler ve daha düşük tepeler.
  • Yatay Trend: Fiyatların belirli bir bant içinde dalgalanması.

Uzun vadede trendle uyumlu işlem yapmanın daha istikrarlı sonuç verdiği bilinen bir yaklaşımdır.


3) Destek ve Direnç: Fiyatın durduğu ve zorlandığı seviyeler

Destek ve direnç, piyasanın daha önce güçlü tepki verdiği fiyat bölgeleridir.

  • Destek: Fiyatın düşüş sırasında yavaşladığı ve yukarı tepki verdiği seviyeler.
  • Direnç: Fiyatın yükseliş sırasında zorlandığı ve geri çekildiği seviyeler.

Bu seviyeler psikolojik değil, çoğunlukla arz ve talebin yoğunlaştığı gerçek bölgeler olduğu için önemlidir. Fiyatın bu noktalara temas etmesine “test” denir.


4) Hareketli Ortalamalar: Trendin düzenli okunması

Hareketli ortalamalar, fiyat verisini yumuşatarak genel yönün daha sağlıklı okunmasını sağlar.

  • SMA (Basit Hareketli Ortalama): Belirli sayıdaki mumun ortalaması.
  • EMA (Üstel Hareketli Ortalama): Son mumlara daha fazla ağırlık verir; daha hızlı tepki üretir.

Farklı periyodlarda hareketli ortalama kullanılabilir. Örneğin saatlik grafikte 50 periyodluk hareketli ortalama, fiyatın 50 saat boyunca oluşan ortalamasının yönünü gösterir. Kısa vadeli ortalamalar momentum değişimlerini hızlı gösterirken, uzun vadeli ortalamalar büyük resmi daha sağlıklı sunar.


5) İndikatörler: Fiyat verisinin işlenmesi

İndikatörler fiyat verisini farklı açılardan analiz eder.

  • RSI: Aşırı alım ve satım bölgelerini gösterir.
  • MACD: Trend ve momentum ilişkisini değerlendirir.
  • Bollinger Bands: Volatiliteyi ölçer; fiyatın genişleyip daralan bant içindeki konumunu analiz eder.
  • GridMap PRO: Matematiksel modellerle destek/direnç ve potansiyel dönüş seviyelerini hesaplar.

İndikatörler değerlidir ancak tek başlarına yeterli değildir. Trend, hacim ve kritik fiyat seviyeleriyle birlikte yorumlanmaları gerekir.


6) Timeframe’ler: Her zaman diliminde farklı bir hikaye

Aynı varlık, farklı zaman dilimlerinde tamamen farklı görünür. Örneğin günlük grafikte yükseliş trendi varken 5 dakikalık grafikte düşüş görülebilir.

  • Kısa vadeli (1m–15m): Hızlı ve oynak hareketler.
  • Orta vadeli (30m–4h): Trend takibi için güçlü zaman dilimleri.
  • Uzun vadeli (1d–1w): Büyük resmi anlamak için ideal.

Zaman dilimi küçüldükçe fırsatlar artar ancak gürültü yükselir; büyüdükçe grafik netleşir fakat fırsatlar azalır. Profesyonel trader’lar, işlem kararı almak için yüksek zaman dilimlerini, işleme girmek için ise düşük zaman dilimlerini kullanır.


7) Hacim: Hareketin arkasındaki güç

Hacim, fiyat hareketinin ne kadar desteklendiğini gösteren en güçlü göstergelerden biridir.

  • Fiyat yükseliyor ve hacim artıyorsa: Hareket güçlüdür.
  • Fiyat yükseliyor ama hacim artmıyorsa: Hareket zayıf olabilir.

Özellikle destek ve direnç kırılımlarında hacim kritik bir rol oynar.


8) Teknik Analiz Gerçekten İşe Yarıyor mu?

Teknik analizin işe yarayıp yaramadığı, finans dünyasında uzun yıllardır tartışılan bir konudur. Kimi analistler teknik analizin geçmiş fiyat verileriyle çalıştığını ve geleceğin doğal olarak bilinemez olduğunu savunarak bu yöntemi tümden reddeder. Kimileri ise fiyat davranışlarının tekrarlanabilen formasyonlar içerdiğini, trendlerin ve indikatör verilerinin geleceğe dair güçlü ipuçları sunduğunu savunur.

Durumu açıklığa kavuşturmak için yöntemin amacına odaklanalım. Teknik analiz yöntemi geçmiş fiyat hareketlerini ve grafiklerde oluşan desenleri inceleyerek piyasa katılımcılarının sergilediği davranışları anlamaya çalışır. Ancak yine de gelecek kesin olarak öngörülemez ve bazen beklenmedik sonuçlar görülebilir. Bu nedenle teknik analiz, disiplinli uygulandığında ve sağlam risk yönetimiyle desteklendiğinde pratik bir araçtır; fakat tek başına yeterli değildir. Şunu unutmayın:

Paranın olduğu yerde teknik olmaz.


9) Teknik Analiz ve Temel Analiz Tartışmaları

Finans dünyasında en uzun soluklu tartışmalardan biri, fiyat hareketlerinin teknik analizle mi yoksa temel analizle mi yorumlanmasının daha doğru olduğudur. Bu ayrım çoğu zaman yatırımcının dünyaya bakış biçimiyle ilgilidir:

  • Temel analiz, bir varlığın gerçek değerini anlamaya çalışır. Şirket bilançoları, ekonomik veriler, sektör trendleri ve makro görünüm bunun temel parçalarıdır.
  • Teknik analiz ise bu değerlerin piyasa tarafından nasıl fiyatlandığını inceler. Fiyat davranışı, momentum, trend ve hacim bu yaklaşımın merkezindedir.

Bu iki yöntem çoğu zaman karşıt gibi konumlanır; çünkü biri değer, diğeri davranış odaklıdır. Ancak çoğu profesyonel yatırımcı, daha dengeli bir bakış açısı elde etmek için her iki yaklaşımı da birlikte kullanır:

  • Temel analiz, “Bu varlık neden değerli?” sorusunu yanıtlar.
  • Teknik analiz, “Bu pozisyona ne zaman girmeliyim?” sorusuna odaklanır.

Tartışmaların merkezinde, hiçbir disiplinin tüm piyasa koşullarında tek başına yeterli olmadığı görülür. Her yöntem belirsizliği azaltmayı amaçlar; hiçbiri geleceği kesin olarak bilemez. Gerçek değer, yatırımcının bu araçları nasıl yorumladığı ve süreçlerini nasıl yönettiğinde ortaya çıkar.


Sonuç - TradeAkademi'nin teknik analiz yaklaşımı

TradeAkademi ekibi olarak yıllardır yaptığımız çalışmalarda, teknik analiz yöntemleriyle elde edilen verilerin kimi zaman işe yarayabildiğini, ancak bunun çoğu senaryoda rastlantısal olabileceğini gözlemliyoruz. Çoğu formasyonun ve indikatörün tutarsız sonuçlar üretmesi, yalnızca teknik analiz temelli bir sistemin uzun vadede güvenilir olmayacağına işaret ediyor.

Bu nedenle stratejilerimizi teknik analizden ziyade temel matematik, olasılık teorisi ve istatistiksel dayanıklılık üzerine kuruyoruz. Çünkü bizim için asıl hedef, kısa süreli başarı değil; uzun vadede sürdürülebilir sonuç üretmek.

Bu da hiçbir zaman “en iyi fiyattan almak” ya da “en iyi fiyattan satmak” ile mümkün olmaz. Başarı; disiplin, plan ve risk yönetimi üçlüsünün doğru uygulanmasıyla ortaya çıkar.